Kitap Bilgisi - Güncel ve Aktif Kitap Sitesi

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa - Köşe Yazarlarımız - Mahmut Sayar - Geçmişim kayıp! Hükümsüzdür (1)

Geçmişim kayıp! Hükümsüzdür (1)

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
Geçmişim kayıp! Hükümsüzdür... (1)
 
Önceleri oyunlarım, sevimli hayallerim vardı...
 
İkinci bin yılın son evresinde dünyaya gelmiş, sırf ilk bunların söylenmesi için seçildiğine inandığım “anne” ve “baba” hitaplarından biriyle konuşmaya başlamıştım. Dolayısıyla dünya coğrafyasının en şaşalı topraklarından biri vatanım, bir elin parmakları içinde gösterilecek ırklardan biri bayrağım olmuştu. Dilim talan edilmiş Türkçe, dinim talan edilmeye çalışılan İslam idi... “Bundan güzeli Şam’da kayısı” deyimini ilk duyduğumda tamam dedim, bu beni anlatıyor. Din hak din, dil Osmanlı mirası, vatan dünyanın tam ortası...
 
Evimiz romanlara konu olan incir ağacına bakmasa da, koca bir kayısı ağacı uzanıyordu boylu boyunca. Bu sebeple balkonumuz kedilerin barınağı, oraya atılmış eskice döşek yatakları olmuştu. Validem bundan kedileri haz etmezdi, yazık ki bu haz etmeyiş güzelim ağacın sobada kül olmasına kadar gitmişti. Böylece bahçemizin tek süsü ev boyunu aşan dut ağacı olmuştu, küçük yaşlarda TV başına bırakılan körpe bedenim, bir Hollywood filmini izlemiş, ağaç ev kuran çocukların maceralarına epey heves etmişti. Dut ağacına kulübe olur mu-nun cevabını bulmak için marangozluğa soyunuşum haftalarıma mâl olsa da; derme çatma bir “olur” değmişti tüm yorgunluğuma... Bilgisayar yoktu kulübemde, masa ve koltukta yoktu filmdeki gibi, imar evimizden bile geçmediği için tapu olmaması hiçte can sıkıcı gelmemişti. Komşumuzun haylaz veletleri haftalar sonra kıskanıp yıkıncaya kadar da dünya nânıma yaptığım ve keyif aldığım en iyi işti hiç şüphesiz. Sonra anladım “kıskançlığın” ne can yakıcı bir şey olduğunu, bir çatı yıkacak kini yaşa bakmadan duyurduğunu...
 
Neyse ki küçük gözlerimi TV başında bırakmaktan çekinmeyen ailem kavga etmemem için kuş almayı akıl etmişti. Üstelik sadece TV’de görebildiğim bir papağan almışlardı, cinsinden ötürü konuşmadığını çok sonra anlayacağım için bu noktada hiçbir üzüntü yaşamadım, açık alanda bıraktığımda bile kaçmadığını fark edince ailenin en ufak üyeliğini severek kendisine bırakmıştım. Sekiz yıl bizle beraber yaşadığını düşündükçe bu üyeliğin hakkını verdiği bir gerçekti.
 
Okul vardı bir de; mecbur gidilmesi gerektiğini yedi yaşında fark ettiğim. Üzerime üniforma, sırtıma karikatür işli çanta, boynuma beslenme ve su içmeye yarayan cici matara... Böbürlenerek okul yolunu tutan bir babanın eli eşliğinde okul yolunu tutmuş, hiç çekinmememe rağmen yol boyu okulu metheder sözler duymuştum. Küçük kapısında girdik beraber kamu alanına girmeye alışık olmayan sakallı babam ile, aynı kıyafetlerin giydirildiği bir tabur çocuk aval aval etrafını seyrederken “ne kadar kötü olabilir ki” söz oldu cesurca, ta ki Mozart’tan olduğunu öğrendiğimde “vay be” dediğim teneffüs zili çalana değin... Sanki evde buna çalışmıştı bir tabur çocuk, şişman müdür yardımcısı Ali Rıza hoca okul kapısında görünür görünmez herkesin gözleri pınara, dilleri hıçkırıklara dönüşmüştü. Biri ağladığında hâlâ yutkunamıyorsam bu durumun sebebi o gün bilinçaltıma işlenenlerdir şüphesiz. Dayanamadım ben de başladım ağlamaya... “Okul denen hücreye atacaklar, ellerimizi bağlayıp önümüzde oyun oynayacaklar, işkence diye çikolataları gözümüzün önüne bırakacaklar, çizgi film açıp sade sesini duyuracaklar...” yok yok bu kadar kurguya yetmezdi aklım, cevabını merak eden babama: “herkes ağlıyor ondan ağlıyorum” demiş, tebessüm eden bu sakallı adama gülerek karşılık vermiştim. Mamafih elime biraz para sıkıştırmış acıkırsan simit alır yersin diyecek kadar da gönlümü almıştı...
 
İsa, Arif ve Huzeyfe...
 
Son okul arkadaşlarımı sayamadığım halde, ilkokul arkadaşlarımı bu kadar hızlı ve düşünmeden sayışım neye işaret bilmiyorum... Belki bu dört çocuğun saf ve samimi arkadaşlıkları “ayrılık” ne demek öğrettiği için söylemek istemiyorum. İki hafta geçmeden İsa’yı ikinci sınıfa aldılar yaşı tuttuğu ve fişleri okuyabildiği için, çok geçmeden kaydını başka bir okula. Sıra arkadaşım Arif’i ise üçüncü sınıfta ayırdılar yanımdan, melekler o bize daha fazla lazım demişti galiba. Trafik canavarını çocuk yaşta tanımak vardı ve unutmama üzere o gün tanışılmıştı. Futbol takımının kaptanı, boşalan sıramın yeni kahramanı Huzeyfe ise bir yıl sonra başka bir vilayete taşındı. Bir çocuk için erkendi “ayrılık” ne demek bilmek ve geçti böyle içten arkadaşlar edinebilmek...
 
Yine de çocuktuk ve unutuyorduk çok sonra hatırlayacak ve çok sonra anlayacak kadar...
 
Nihayetinde dünya aynı, insanlar aynı, duygular aynıydı...
 
Ve...
 
Sonraları inancım, sevimsiz anlamalarım olacaktı...
 
...
 
Mahmut Sayar
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.

busy
 

Degerli yazarimiz Mahmut Sayar su tarihten beridir bizimle: Çarşamba, 22 Ekim 2008.

Bu yazarin diger yazilarini gormek icin tiklayiniz

Bu Kategorideki Diğer İçerikler
Bu hafta en çok satanlar aşağıda listelenmiştir, bu tablo devamlı güncellenecektir.

Durum
Kitabın Adı
Kitabın Yazarı

İki Darbe Arasında İskender Pala

Yavuz Okay Tiryakioğlu

Küçük Arı Chris Cleave

Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır? Bülent Akyürek

Aşk Elif Şafak
Bu haftanın seçme kitapları aşağıdadır, satın almak için kitapların üstüne tıklayabilirsiniz.

Bu sitede yazılan yazılar tamamıyla yazan kişiyi bağlar. Sitemiz hiçbir gruba-cemaate-düşünceye körü körüne hizmet etmemektedir. Yol bir, amaç bellidir. Sitede tanıtılan eserler sadece bilgi vermek amaçlıdır, yoksa yazarı, kitabı vs. tavsiye ettiğimiz manasına gelmemektedir. Soru, sorun, şikayet gibi durumlar için iletişim bölümünü kullanınız. Yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir, sitemiz telif hakkını ihlal edici materyaller sunmamaktadır. www.kitapbilgisi.com - Ağustos - 2008 - Site adına: İlyas Uçar

Kategoriler















Kısayollar

ekip
kalemlerimiz
uye ol
icerik yolla
yazar ol
ara
facebook
yorum
iletisim
ziyaretçi

Facebook Grubumuz

Kitap Kurtları

Ziyaretçi Bilgisi

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün277
mod_vvisit_counterDün1765
mod_vvisit_counterBu Hafta7415
mod_vvisit_counterGeçen Hafta16900
mod_vvisit_counterBu Ay24315
mod_vvisit_counterGeçen Ay37167
mod_vvisit_counterToplam61482

IP: 38.107.191.80
 , 
Bugün: Mar 11, 2010

Site Istatistikleri

Toplam Üye:495
Son Üyemiz:ARZUUMA...
Bölüm:17
Kategori:271
İçerik Okunma:869722
İçerik:3317

Puanlama Sırası

1
İlyas Uçar
114185
2
Yusuf İslam
16752
3
Elif Ruhefzâ
10606
4
Dilek Cengiz
7092
5
Yavuz Tanrıverdi
6452
6
Semra Uçar
6276
7
Vedat ÖZCAN
5980
8
Efe Kırmızı
5555
9
Naciye Uçar
4904
10
Zeynep Taşpınar
3957
11
Rumeysa Çavuş
3654
12
Şüheda Recah
3423
13
Ali ÖZKANLI
3418
14
Mahmut Sayar
3201
15
Âsım Doğan
3004
16
Celal Ceylan
2948
17
Gülnaz Eliaçık
2881
18
Yasemin Yavuz
2685
19
Seyfullah Kara
2613
20
Fatma Ayağ
2510

İçerik Ekleyenler

İlyas Uçar: 1825 içerik ekledi
Yusuf İslam: 205 içerik ekledi
Elif Ruhefzâ: 130 içerik ekledi
Semra Uçar: 85 içerik ekledi
Dilek Cengiz: 73 içerik ekledi
Vedat ÖZCAN: 72 içerik ekledi
Yavuz Tanrıverdi: 55 içerik ekledi
Efe Kırmızı: 44 içerik ekledi
Naciye Uçar: 43 içerik ekledi
Mehmet Özçelik: 39 içerik ekledi
Celal Ceylan: 35 içerik ekledi
Âsım Doğan: 34 içerik ekledi
Akif Çarkçı: 31 içerik ekledi
Ali ÖZKANLI: 30 içerik ekledi
Şüheda Recah: 30 içerik ekledi
Fatma Ayağ: 26 içerik ekledi
Eslem Duman: 25 içerik ekledi
Meh-likâ SultaN: 24 içerik ekledi
Zeynep Taşpınar: 24 içerik ekledi
Yasemin Yavuz: 23 içerik ekledi

Son Eklenenler

Çok Okunanlar